nick
şifre
orhan veli kanık

Orhan Veli Kanık kimdir?

Orhan Veli Kanık kimdir? Orhan Veli Kanık şiirleri ve sözleri nelerdir?

Türk edebiyatının usta ismi Orhan Veli Kanık şiirleri ve sözleriyle hafızalardan silinmedi. Garip akımının kurucusu olan şair Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlamıştır. Bugün Orhan Veli Kanık’ın ölüm yıl dönümü! Günümüzde de Kanık’ın şiirleri ve sözleri ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle ‘İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı’, ‘Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda’ gibi eserleriyle her zaman unutulmayan isim olmuştur. Peki Orhan Veli Kanık kimdir, şiirleri ve sözleri nelerdir? İşte Orhan Veli Kanık hayatı ve eserleri…

Ünlü şair, yazar ve çevirmen Orhan Veli Kanık, ölümünün 69. yılında anılıyor. Hem sözleri hem şiirleriyle dikkat çeken ünlü şairin özellikle ‘İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı’, ‘Ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda’ eserleri hafızalardan silinmemiştir. Bunun akabinde ” Orhan Veli Kanık kimdir, şiirleri ve sözleri nelerdir?” sorularına yanıt aranıyor. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı. İstanbul’u ve sokaktaki adamı en iyi anlatan şairimizin sözleri ve şiirleri her zaman ilgi çekmiştir. Haberimizde, Orhan Veli Kanık’ın hayatı ve eserlerine dair merak ettiklerine erişebilirsiniz.

ORHAN VELİ KANIK ŞİİRLERİ

Giderayak

“Handan, hamamdan geçtik,

Gün ışığında hissemize razıydık;

Saadetinden geçtik,

Ümidine razıydık;

Hiçbirini bulamadık;

Kendimize hüzünler icat ettik,

Avunamadık

Yoksa biz…

Bu dünyadan değil miydik?”

Anlatamıyorum

“Ağlasam sesimi duyar mısınız,

Mısralarımda;

Dokunabilir misiniz,

Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;

Her şeyi söylemek mümkün;

Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;

Anlatamıyorum.”

Dağ başı

“Dağ başındasın;

Derdin günün hasretlik;

Akşam olmuş,

Güneş batmış,

İçmeyip de ne haltedeceksin”

Gün Olur

“Gün olur, alır başımı giderim,

Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.

Şu ada senin, bu ada benim,

Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;

Çiçekler gürültüyle açar;

Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,

Her bir tüylerinde ayrı telaş!…

Gün olur, başıma kadar mavi;

Gün olur başıma kadar güneş;

Gün olur, deli gibi…”

Dalga

“Mesut sanmak için kendimi

Ne kağıt isterim, ne kalem

Parmaklarımda sigaram

Dalar giderim mavisinden içeri

Karşımda duran resmin..

Giderim deniz çeker

Deniz çeker, dünya tutar

İçkiye benzer birşey mi var

Birşey mi var ki havada

Deli eder insanı, sarhoş eder?”

ORHAN VELİ KANIK SÖZLERİ

“Aklımdan çıkmıyorsun” dedim, başka türlüsünü yorgunum anlatmaya.

Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden. Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni. Sen gelsen yeter.

Şeytan diyoɾ ki: ‘Aç penceɾeyi; Bağıɾ, bağıɾ, bağıɾ; sabaha kadaɾ.

Duyduğum yoktu ne vakittiɾ Güveɾcin sesi, kumɾu sesi, penceɾede; İçime gene Yolculuk mu düştü, nediɾ? Nediɾ bu yosun kokusu, Maɾtılaɾın güɾültüsü havalaɾda; Nediɾ? Yolculuk olmalı, yolculuk.

Ben ki her ɑkşɑm yɑtɑğımdɑ onu düşünüyorum, onu sevdiğim müddetçe yɑtɑğımı dɑ seveceğim.

Yanlış işleɾ göɾenleɾ bile o işleɾi memleket sevgisiyle göɾdükleɾine inanıɾlaɾ.

ORHAN VELİ KANIK KİMDİR?

Türk edebiyatının ünlü şairlerinden Kanık, 13 Nisan 1914’te, klarnet ustası Mehmet Veli Kanık ile Fatma Nigar Hanım’ın ilk çocukları olarak, İstanbul Beykoz’da dünyaya geldi.

Çocukluk yıllarını İstanbul’da geçiren şair, eğitim hayatına 1921’de Akaretler’de bulunan Anafartalar İlkokulu’nun ana sınıfında başladı ve sonra Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına geçti.

Kanık, 1925’te babasının Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği’ne tayini nedeniyle, ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Burada ise Gazi İlkokulu’na giden Kanık, bu yaşlarda edebiyata ilgi duymaya başladı ve Kanık’ın ilgisini ilk olarak öğretmeni Sedat Bey fark etti.

Gençlik yıllarında Ankara Erkek Lisesi’nin yayın organı “Sesimiz” dergisinde de çalışmaları yayımlanan Kanık’ın, ilk şiirlerinde Necip Fazıl Kısakürek’in etkisi görüldü. Lise yıllarında Şair Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat ile arkadaş olan Kanık’ın bu arkadaşlığı edebiyat kariyerinin başlangıcı oldu. Aynı tarzda şiirler yazan Kanık, Anday ve Rifat’ın bu tarzlarının “garip” bulunması üzerine, ortaya koydukları yeni şiir anlayışlarına “Garip” adını verdiler.

İlk şiirlerinde Mehmet Ali Sel imzasını kullanan ve aşk, özlem, çocukluk anıları gibi temaları ele alan Kanık, 1933’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne kaydoldu. Daha sonraki yıllarda buradaki öğrenimini yarıda bırakan usta şair, 1935’te bir süre yardımcı öğretmen olarak çalıştı.

Sonraki yıllarda geçimini yazarlık ve çevirmenlik yaparak sağlayan Orhan Veli Kanık, “İnsan”, “Ses”, “Gençlik”, “Küllük”, “İnkılapçı Gençlik”, “Demet”, “İşte ve Aile” gibi dönemin popüler kültür sanat dergilerinde manzume ve düz yazılar kaleme aldı. Mehmet Ali Aybar’ın çıkardığı Hür ve Zincirli Hürriyet gazetelerinde, 1947’de yarı siyasal değinmeler ve eleştiriler de kaleme alan Kanık, 1 Ocak 1949’da Ankara’da “Yaprak” dergisini 28 sayı boyunca çıkardı. Kanık, 1948’de ise bir süre, “Ulus” gazetesinde, “Yolcu Notları” başlığı altında makaleler yazdı.

ÇOCUKLUĞU

Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914’te Beykoz’a bağlı Yalıköyü’nde bulunan İshak Ağa Yokuşu’ndaki Çayır Sokağında dünyaya geldi. Çocukluğu Beykoz, Beşiktaş ve Cihangir’de geçti. Mütareke sırasında Akaretler’de bulunan Anafartalar İlkokulu’nun ana sınıfına devam etti.

LİSE YILLARI

Edebiyata olan merakı ilkokul sıralarında başladı. Bu dönemde “Çocuk Dünyası” isimli dergide bir hikâyesi basıldı. Ortaokulun yedinci sınıfındayken Oktay Rifat ile tanıştı. Birkaç yıl sonra ise bir müsamere sırasında halk evinde Melih Cevdet Anday ile arkadaş oldu. Lisenin ilk yılında edebiyat öğretmeni ise Ahmet Hamdi Tanpınar’dı. Lise döneminde arkadaşları Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le birlikte “Sesimiz” isimli bir dergi çıkardı. Şair 1932 yılında, liseden mezun oldu.

1950 YILINDA VEFAT ETTİ

Orhan Veli, 10 Kasım’da bir haftalığına geldiği Ankara’da belediyenin kazdığı bir çukura düştü ve başından hafifçe yaralandı. İki gün sonra İstanbul’a döndü. 14 Kasım günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçiren şair hastaneye kaldırıldı. Beyinde damar çatlaması yüzünden başlayan rahatsızlığın sebebi doktor tarafından anlaşılamadı ve Kanık’a alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi uygulandı ancak beyin kanaması geçirdiği sonradan anlaşıldı. Aynı akşam sekizde komaya giren şair 1950 yılında gece 23.20’de Cerrahpaşa Hastanesi’nde hayata veda etti.

ESERLERİ

Şiir

Garip (1941 – Melih Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu ile birlikte)

Vazgeçemediğim (1945)

Destan Gibi (1946)

Yenisi (1947)

Karşı (1949)

önceki yazı Bir önceki sohbet yazımda « makalesini yazdım.
zaman 14 Kasım, 2019
okuma 30 views okuma
yorum yorum yok
benzer yazılar
yorumlar yazıya ait yorumlar


Bir Yorum Yazmak İstermisiniz ?

%d blogcu bunu beğendi: